İnşaat Sektörü

İnşaat Sektörü

İnşaat sektörü, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir ekonomik faaliyet dalıdır. Sektör büyük ölçüde yerli sanayiye dayanması, istihdam potansiyelinin büyüklüğü, başta imalat sektörü olmak üzere diğer sektörlerle sıkı bir girdi-çıktı ilişkisi içinde olması nedeniyle Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü sayılmaktadır. Diğer sektörlerle sıkı bağı olan, inşaat sektörü geliştiği zaman birçok sektörde gelişmektedir.

İnşaat sektörü çok hızlı etkilenen ve etkileyen bir sektördür. Ekonominin genelinde çıkan bir sorun, örneğin büyüme hızında görülen bir düşüş, kendini hemen inşaat sektöründe gösterir. İnşaat sektöründeki bir hızlanma çimento, demir, cam…vb. gibi birçok girdinin imal edildiği sektörlerinde hızlanmasına neden olur.

Herhangi bir sanayinin, piyasalardan aldığı girdiler nedeniyle bunları üreten sektörlere (gerisel); ayrıca ürettiği (nihai talebe gitmeyen) çıktılar nedeniyle bunları kullanan sektörlere (önsel) etkisi olmaktadır. İnşaat sektörünün de geriye dönük bağları yani girdileri ile çok yönlü ve güçlü ilişkileri vardır. Bir inşaatın yapımında neredeyse sayılamayacak derecede girdi kalemi kullanılmaktadır. Bu nedenle inşaat sektörünün bir sıkıntıya girmesi, diğer bazı madencilik, imalat sanayi gibi sektörlerde de bir kriz olasılığını göstermektedir. Dolayısıyla da inşaat sektörü makro ekonomik dengeler konusunda en önemli göstergelerden biridir.

İnşaat sektörünün en temel özelliklerinden biri, son derece emek-yoğun bir teknoloji ile çalışabilmesidir. Ancak son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile sektör sermaye-yoğun çalışabilmektedir. Buna rağmen sektör genelinde göreceli olarak emek-yoğundur ve işsizliği azaltan çok önemli bir araç halindedir. Bu nedenle az gelişmiş ülkelerde, özellikle nüfus çok hızlı artarken, hem artan nüfusa konut, hem de konut bulmak açısından inşaat sektörü belki de en kritik sektör olma durumundadır.

 

Yukarı ÇıkYukarı Çık